26 Mayıs 2018 Cumartesi

Medea - Euripides


OYUN İNCELEME VE DEĞERLENDİRME YÖNTEMİ (KLASİK)

OYUN : Euripides - MEDEA

*Epos : Sözün ortaya çıkışı
*Dramenon : Taklitli eylemin ortaya çıkışı

*Medea, Civilian Theatre

ZAMAN : Medea sürgüne gitmeden bir gün önce

UZAM : Korent
MEKAN : Iason’un evinin önü.
KİŞİLER : Oyun dram olduğu için kişiler karakterdir.

  • Sütnine
  • Lala (Medea'nın Oğullarının)
  • Medea
  • Koro (Korentli Kadınlar)
  • Kreon (Korent Kralı)
  • Iason (Medea'nın Kocası)
  • Aegeus (Atina Kralı)
  • Haberci
  • Medea'nın İki Oğlu

ÇATIŞMA
İnsanın İnsan İle Çatışması :.Medea – Iason, Medea – Kreon
İnsanın Kendisiyle Çatışması : Medea’nın çocuklarını öldürüp öldürmeme konusunda kararsızlığa düşmesi..

AKSİYON :
·         İç Aksiyon : Medea’nın Iason’dan almak istediği intikamı iç aksiyonu canlı tutar.
·         Dış Aksiyon : Medea’nın Iason’dan intikam almak için Iason’un yeni karısını ve kendi çocuklarını öldürmesi.

DRAMA :  Tragedya

DRAMATİK OLAY :  Medea kocasının asalet ve iktidar uğruna kralin kızı ile evlenip, Medea’nın evine yeni bir gelin getirmesini öğrenmesi ile başlar.

KONU : Kadın, kocasından intikam almak için çocuklarını öldürmeye karar vermeden önce, öldürme iradesi ile annelik içgüdüsü arasında dorukta bir çatışmaya girer. Sonunda, kendine olan saygısı üstün gelir; baştan beri planladığı gibi: Çocuklar ölmelidir!

ÖYKÜ :  Sevdiği adamın peşinden, yurdunu, ailesini terk edip başka bir ülkeye gelmiş olan bir kadının, yıllar sonra kocasının onu ülkeden kovup kralın kızıyla evlenmek istemesine direnmesinin mitoslara dayalı trajik öyküsüdür.

OLAY DİZİSİ :
1.      Lala Kreon’un Medea’yı ülkeden süreceği haberini vermiştir halkına.
2.      Medea Kreon’a ülkesinden gitmek istemediğini söyler fakat Kreon buna izin vermez. Ona bir gün içinde bu ülkeden gideceğini söyler.
3.      Iason gelir ve Medea’ya yardım teklifinde bulunur ama Medea kabul etmez.
4.      Medea yolda Aegeus’u görür ve ondan şehrine(Atina) kendisini almasını ister. Aegeus kabul eder.
5.      Medea intikam planını kurar. Önce Iason’u sütnine aracılığıyla evine çağırtıp, çocuklarıyla birlikte yeni geline zehirli hediyeleri göndertecektir.Sonra da oğullarını kendi elleriyle öldürecektir.
6.      Zehirden Kreon’un kızı ve Kreon ölür. Daha sonrasında Iason oğullarının öldüğünü de öğrenir.
7.      Medea oğullarının da cesedini alarak Atina’ya gider.

TEMA :  İntikam.

KAYNAKLAR
1.      Medea, Euripides, Metin Balay

MEDEA KARAKTER ÖZELLİKLERİ

·         Öfkeli
·         Akıllı
·         Güçlü
·         Etken
·         Dostlarına sadık
·         Gururlu
·         İncinmiş
·         Yetenekli



MEDEA

Haklısın ihtiyar. Tutacağım öğüdünü. Şimdi git içeri, hazırla onları, gör işlerini, her günkü gibi.
(Lala çıkar. Çocuklar Medea’ya gelirler.)
Ah, çocuklar, oğullarım! Hem bir şehriniz var, hem de bir eviniz;
Ayrıldığımızda da artık sonsuza kadar birliktesiniz,
Siz annesiz, bense perişan, çaresiz.
 Gitmem gerek sürgüne, başka topraklara…
Henüz varamadan tadınıza, göremeden büyüdüğünüzü, rahata erdiğinizi.
Hiçbir zaman göremeyeceğim gelinlerinizi,
Süsleyemeyeceğim gerdek döşeklerinizi,
Taşıyamayacağım meşalelerinizi.
Benim perişan çaresizliğim, kendi yüreğim, yumuşamayacak!
Bir hiç içinmiş meğer her şey,
Bütün bu yıllar boyunca sizi yetiştirmem, kol kanat germem,
Yorulup tükenmem ve çektiğim o korkunç acılar sizi doğururken.
Evet, doğru, bir zamanlar ne umutlar bağlamıştım size;
Bana bakacağınızı hayal etmiştim yaşlılık günlerimde,
Sizin kefenleyeceğinizi düşünmüştüm cesedimi cenazemde.
Nasıl da kıskanacaklardı, çocuklarım, insanlar beni!
O tatlı, o hüzünlü hayaller, eridi gitti şimdi.
Sizden ayrıldıktan sonra tepeden tırnağa acı ve keder olacak hayatım.
Bakamayacaksınız bir daha annenize, bu sevgili gözlerle.
Geçmiş olacaksınız yaşamın başka bir evresine.
Sevgili oğullarım benim, neden öyle bakıyorsunuz?
Gülümsüyorsunuz bana, son defa, niye?
(Ağlar. Çocuklar ondan biraz uzaklaşırlar, o da Koro’ya döner.)
Ne yapacağım ben şimdi?
Kadınlar, kalmadı cesaretim. Gencecik, ışıl ışıl yüzleri…
Hayır, yapamayacağım. Aklıma bile getirmeyeceğim bir daha.
Ne oluyor böyle bana? Güldürecek miyim kendimi düşmanlarıma?
Bırakacak mıyım bunu yanlarına? Çelik gibi olmalı sinirlerim.
Ne korkak biriyim, tatlı sözlerimle caydırdım kararımdan kendimi bile.
Çocuklar, içeri girin!
(Çocuklar içeri girer ama orada durup Medea’yı izlerler.)
Aranızda varsa kimse, kurban törenimde bulunmayı yasal bulmayan, icabına bakalım onun.

Titremeyecek elim.






 


20 Mayıs 2018 Pazar

ELEKTRA - SOFOKLES


OYUN İNCELEME VE DEĞERLENDİRME YÖNTEMİ (KLASİK)


“İşin kötüsü ölmek değil, ölmeyi istememize karşılık ölemememiz.”

OYUN : ELEKTRA - SOFOKLES

Elektra Kompleksi :  3-6 yaş arasındaki kız çocuklarının babaya aşırı düşkün olmaları ve anneyi rakip olarak görmeleridir.

İstanbul Devlet Tiyatrosu , 2018
ZAMAN : Elektra’nın babasının ölümünden sonra…

UZAM : Troya-Mükenai
MEKAN : Troia Ovası,ev
KİŞİLER : Oyun dram olduğu için kişiler karakterdir.
  • Öğretmen
  • Elektra
  • Orestes
  • Koro
  • Khrüsosthemis
  • Klütaimnestra
  • Aigisthos
  • Bir Kaıdn
  • Prologos


ÇATIŞMA
İnsanın İnsan İle Çatışması :. Klütaimnestra – Elektra / Klütaimnestra- Orestes
İnsanın Kendisiyle Çatışması : Elektra’nın babasını kurtaramamasının verdiği acı,pişmanlık,yas..
İnsanın Toplumla Varlıklarla Çatışması : Koro - Elektra

AKSİYON :
·         İç Aksiyon : Elektra ve Orestes’in intikam istenci
·         Dış Aksiyon : Elektra ve Orestes’in annelerini öldürmesi

DRAMA :  Tragedya

DRAMATİK OLAY : Elektra ve Orestes’in babalarının intikamını almak istemeleri..

KONU : Bir insanın öldürme edimiyle ilişkisini ele alırken, kişinin öcünü almadaki kararlılığını bütün bütüne bir “trajik yalnızlık” ve yas içinde yaşama pahasına sürdürmesini anlatıyor.

ÖYKÜ :  Zamanında Troia Ovası’nda orduyu yöneten Orestes’in babası Agamemnon, savaştan döndüğünde Klütaimnestra tarafından, kızının öldürülmesini öne sürerek  öldürülür. Bunun üzerine Elektra derin bir yasa bürünür ve kardeşi de Elektra tarafından doğduğu topraklardan bir gün intikam almak nedeniyle geri dönmesi için uzaklaştırılır.


OLAY DİZİSİ :
1.      Elektra babasının ölümüyle birlikte yastadır.
2.      Kız kardeşi Elektra’yı yastan kurtaramaya çalışır fakat başaramaz.
3.      Khrüsosthemis yani kız kardeşi Elektra’yı güneşin hiç doğmadığı bir yere göndereceklerini duyduğunu söyler.
4.      Annesi gelir ve kocasını öldürdüğünü söyler Elktra’ya.
5.      Öğretmen girer sahneye ve bir yarışta kaza ile Orestes’in öldüğü haberini getirir.
6.      Elektra’nın kız kardeşi babasının mezarını ziyarete gittiğinde mezarda hediyeler ve Orestes’in saçından bir tutam bulduğunu ve Orestes’in ölmediği haberini getirir Elektra’ya.
7.      Elektra kız kardeşine annesini öldürme teklifinde bulunur.
8.      Orestes Elektra’nın yanına gelir ve ölmediğini, tüm bunların annesini öldürmek için bir oyun olduğunu anlatır.
9.      Orestes ve Elektra annelerini öldürerek babalarının intikamını alırlar. Tabii öğretmenlerinin de yardımıyla.

TEMA :  İntikam

KAYNAKLAR
1.      Elektra, Sofokles, Çev.Furkan Akderin


ELEKTRA
Ey sevgili Orestes’in hatırasından bana kalan son şey! 
Gönderdiğimden çok daha farklı şekilde karşılıyorum seni, daha çiçek açarken yollamıştım.
Keşke seni o zaman kurtarsaymışım, en azından babam kadar bir mezarın olurdu şimdi.
Oysa şimdi, ülkenden çok uzaklarda sefilce bir yaşamdan sonra öldün. 
Kardeşin olarak kollayamadım seni alevlerden. 
Buraya sadece küçücük bir toz yığını olarak geri döndün.
Bunca zaman harcadığım emeklere yazık oldu.
Annem hiçbir zaman benim seni sevdiğim kadar sevmedi.
Benim dışımda hiç kimse senin karnını doyurmazdı, sen de dışarıda bana abla diye seslenirdin. 
Ama şimdi sadece bir gün içinde tüm bu şeyler yok oldu gitti.
Her şey kasırgaların önlerine çıkan şeyleri bir anda yutuvermesi gibi oldu. 
İşte şimdi gerçekten babamız da ben de öldüm.
Diğer yandan, kendisinden intikam alacağımızdan korkan annemiz, şimdi mutluluk içinde.
Ancak tüm hayallerimiz suya düştü.
Çok sevgili bedenini beklerken, sadece kül ve gölge aldık elimize.
Zavallı bana ne kadar yazık oldu.
Sevgili kardeşim, karanlık yollarda beni nasıl da mahvettin!
O halde ben de bu ufacık odaya kapanayım ve aşağıda seninle beraber kalayım.
Burada yukarıda kaldığım sürece seninle her şeyimi paylaşmıştım.
Ölümünden sonra da senden uzakta kalmak istemiyorum. 
Çünkü bu saatten sonra acılarımdan kurtulmamın tek yolu ölümüm olacak.







19 Nisan 2018 Perşembe

Feodalizm


1)      BİR SİYASAL SİSTEM VE TOPLUM DOKUSU OLARAK FEODALİZM NEDİR?

     Feodal Sistem; lord ile vassallar arasındaki ilişkiden ortaya çıkan bir sistemdir.Avrupa’da hızla yayışmış ve güçlü merkezi devletlerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Feodal sistemde kısmi bir özgürlük anlayışı vardır ve bu da zamanla Avrupa’da Rönesans’ın doğmasında da etkili olacaktır.
     March Blosch’un da dediği gibi (1995, s.364), feodalite, devletin derin bir şekilde güçsüzleştiği ve özellikle de bireyleri koruma konusunda tamamen yetersiz kaldığı bir dönemde ortaya çıkmıştır. Feodal  toplum, kandaş bir toplum ve devlet gücünün egemen olduğu bir toplumdan hem farklı hem de onlardan sonra onlardan sonra ortaya çıkan bir tarz olduğundan dolayı onların damgalarını da taşımaktadır. Feodal toplumu belirleyen en kişisel bağımlılık, ilişkiler,ilkel arkadaşlık örgütlerinin yapay akrabalığından bazı şeyleri korumakta ve birçok küçük ve büyük yerel şef tarafından kullanılan komuta yetkileri de kral iktidarından koparılmış birçok özellik taşımaktadır.Böylece Avrupa feodalitesi daha önceki toplum tarzlarının sert bir şekilde çözülmelerinin ürünü olarak ortaya çıkmaktadır.
     Feodal düzen, kendisini var eden toplumsal koşulları yaratan Batı Roma İmparatorluğu’nda köleci düzenin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle evrensel değil de, Batı toplumlarına özgü olarak kabul edilmektedir. Feodalizm toprak malikliği üzerine dayalı bir yönetim biçimi, bir toplum yapısı, bir ekonomik rejim olarak tanımlanmıştır.Ayrıca feodal toplumu n genel özelliklerini şu şekilde sıralamak mümkündür :
·         Üretim tarzı
·         Hiyerarşik bir toplumsal tabakalar düzeni
·         Bir kültür ya da dünya görüşü olarak değerler kümesidir.(Ağaoğulları ve Köker, 2001, s.181)
       Feodal sistem iki temele dayanmaktaydı : Toprak ve kişisel ilişkiler. Feodal sistem içinde   kişisel ilişkiler, teorik olarak soyluların temsil ettiği toplumun üst kademelerinin korunması ilkesine dayanmaktaydı. Daha alt kademedeki bile senyör ya da vassal yüksek kademedeki bir senyöre saygı ve sadakat yemini eder, yüksek kademeli senyör bunun karşılığında vassalını korumayı vat ederek, ona geniş bir toprak ya da fief verirdi. .(Goff, 2005, s.45 – 46 )
     Feodalizm lord ile vassallar arasında karşılıklı hak ve görevler ilişkisine dayanmaktadır. Her ikisinin de önceden belirlenmiş hak ve görevleri vardır. Lord, vassalı koruyacak adaleti toprağını işleme ve ürününü toplamasını sağlayacak, vassallar arasında çıkacak toprak anlaşmazlıklarını çözecekti.
     Feodal toplum örgütlenmesinin istikrar kazandığı XI. Yüzyıldan itibaren bir yandan köylülerin piyasaya mal aktarabilecek bir düzeyde üretim yapma imkanı bulmaları diğer yandan manor* düzeni kontrollerinde tutan senyörlerin piyasalarda satılan mallara talep eğilimlerinin artması manor örgütlenmesini ve bu örgütlenmeye dayanan toplumsal ilişkileri değiştirmemiştir.Bu değişim, ticaretin ve kent yaşamının yeniden canlanmasıyla sonuçlanan ve beraberinde siyasal düşünce alanında da bir dizi değişikliği getiren bir süreçtir Modern topluma geçişin ya da ortaçağın sona erişinin başlangıç noktasını oluşturmaktadır. (Ağaoğulları ve Köker, 2001, s.181)
     Aslında feodal ilişki denilen bu özgün toplumsal ilişkinin doğasını vassallık oluşturmaktadır.Merkezi iktidarın çöktüğü, güvenliğin kalmadığı bir Avrupa’da toprak sahiplerinin varlıklarını korumak için köylülerin de güvenlik içinde yaşamak için adamlara ihtiyacı vardı. Bu durum, toprak sahipleri açısından askeri bakımdan güçlenmek anlamına geliyordu. Bu ihtiyacın ürünü olan vassallık bir adamın kutsal bir törenle bir adama bağlılık vaadinde bulunması ile gerçekleşiyordu. (Perry, 1985, s.193)
     Feodalitenin özellikleri siyasal ve kültürel alanda da ortaya çıkmaktadır. Ancak feodal toplumun tümel ve başat özelliği iktisadın, siyasetin, hukukun ve kültürün olabilecek en yüksek ölçekte atomize olması ve yerelselleşmesidir.Feodalite’nin en belirgin özelliği Fransızca’da ifade edilen “manoir”* ekonomisi sistemidir.Feodaliteyi M.Ö. II. Yüzyıldan başlayan sürece oturtmak mümkün olduğu gibi kurumların bedene bürünmesi açısından III. – IX.yüzyıllar arasına yerleştirmek mümkündür. Bu ikinci dönem, Roma İmparatorluğu’nun batısının çöküşüne denk geldiğinden sürekli savaşlarla geçmiştir. Özellikle IV. Yüzyıldan itibaren Barbarların Roma topraklarına silahla ve barışla yerleşmeleri, sayılarının azlığı nedeniyle nüfus üzerinde olumlu bir etki yapmamıştır.İkinci Barbar istilalarının yarattığı ortamda da Avrupa nüfusu büyük oranda azalmıştır.Emek kıtlaşmıştır.İşlenebilir toprak miktarını arttırmıştır.Bu durum feodal rantın, emek – rant biçiminde şekillenmesine yol açmış ve bu da feodalitenin kendine özgü rengini oluşturmuştur.Feodal dönemde üzerinde serf olmayan toprağın herhangi bir değeri yoktur.Örfi hukukta kaçan serfin yakalanıp senyöre iadesi konusunda kesin hükümler olması bu konuya ne kadar önem verildiğinin göstergesidir.Senyörlerin hakları sayılırken en başa “poursuite” yani kaçan serfin izlenip nerede olursa olsun geri getirilmesi denilen örfi kurumun kurulması ve bunun adeta kutsallaştırılması  feodalitenin kuruyucu unsurunun rantın bağımlı hale getirilen emek gücünden sağlanması olduğunu göstermektedir. Bu durumda feodal ekonomi, feodal sisteme yansımakta, baronlar arasında egemenlik mücadelesi özü itibariyle toprak üzerinde değil,serf üzerinde cereyan etmektedir.Bu durumda her senyör daha fazla serfe sahip olmaya çalışırken, bu durum toprak mücadelesi olarak görülmektedir.Zaman ve mekan olarak farklılaşmış üretim, sonuç olarak serflere bırakılan işlenebilir toprak miktarıyla senyöre tahsis edilmiş işlenebilir toprak modelini eşitlemektedir. Sistemdeki mantık şöyledir: Senyörün gerekli olan ürünü üretebilmesi için belli bir toprağa  ve belli bir süreye ihtiyacı vardır.Bu durum zaman ve mekan farklılığına gerekli ürün ile artık ürünün eşitlenmesine yol açmaktadır.

2)      FEODAL TOPLUMDA HRİSTİYAN KÜLTÜRÜNÜN KİLİSENİN GÜÇLENME SÜRECİ İLE BİRLİKTE GEÇİRDİĞİ DÖNÜŞÜMÜ ANLATINIZ.

     Feodal toplumun en başından beri temel bileşeni olan kilisenin de önemini gözden kaçıramayız. Çok sayıda ve genellikle geniş alan kapsayan toprak sahipliklerinin pek çoğu kilise senyörüydü. Piskoposlar, manastır rahiplerinin ve bütün manastırın senyörüydüler.Ayrıca kilise, dinsel ideolojik gerekçelerle bütün feodal sistemi destekliyordu.Tanrı gerçekten hepsinin senyörüydü.İnsanı ilk başta ilk günah esarete atmıştır. Serfler de kesinlikle insanın bu köleliğinin bedenleşmiş haliydi. Kilise, dünyevi senyörlerin müttefiki ayrıca bütün feodal sitem kemerinin kilit taşı olarak kabul ediliyordu. Ortaçağ Batı Hristiyan dünyasının tasarladığı ve idealize ettiği toplumsal harita nihayetinde üç büyük toplumsal işlevi kabul eden eski Hint Avrupa modellerinden kaynaklanıyordu. Bu işlevlerden ilki dua edenler yani kutsal işlevi temsil eden rahipler, ikincisi savaşanlar yani fiziksel güçle ilişkili işleri ifade eden savaşçılar ve son olarak çalışanlar yani üretici somut örnekleri olan köylüler ve sonradan katılan zanaatkarlardır.
     Karolenjler döneminde ve Alman kuralları ve Hristiyan görüşlerle şekillenen yaşam koşulları ve aynı zamanda Roma’nın yasal ve yasa dışı olan kültürel geleneklerle şekillenen ortamı içerisinde feodal kurumlar ortaya çıkmıştır. Bunlar sadece despotik kurallara, kanun ve başta Roma ve Alman imparatoru olmak pek çok Hristiyan otoritesi, kral ve halefleri arasındaki bağlantı olarak gurur, sosyal statü, zenginlik ve temelinde de toprakla ilgili olmaktadır.

    



16 Mart 2018 Cuma

SOPHOKLES - ANTİGONE


OYUN İNCELEME VE DEĞERLENDİRME YÖNTEMİ (KLASİK)

OYUN :  SOFOKLES - ANTİGONE

ZAMAN : Bir, gün doğumu ile batışı arası. Antigone öğle güneşinin aydınlığında yasağı delmeyi göze alır.

UZAM : Thebai
MEKAN :  Kral Sarayının Önü
KİŞİLER : Oyun dram olduğu için kişiler karakterdir.
·         ANTİGONE                                                         
·         İSMENE                                                        Kız Kardeşi
·         KREON                                                          Thebai Kralı
·         EURÜDİKE                                                   Kreon’un Karısı
·         HAİMON                                                       Kreon’un Oğlu
·         TEİRESİAS                                                    Kör Kahin
·         NÖBETÇİ
·         HABERCİ
·         KREON’UN HİZMETLİSİ
·         THEBAİLİLİER KOROSU
·         KREON’UN MAİYETİ
·         TEİRESİAS’IN YARDIMCISI

Denizli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Antigone (2012), Yönetmen : Sinan Küçüköz

ÇATIŞMA
İnsanın İnsan İle Çatışması :.Antigone – İsmene / Antigone - Kreon
İnsanın Soyut Varlıklarla Çatışması : Çektiği acılardan dolayı Zeus’u suçlar Antigone.
İnsanın Toplumla Çatışması : Halkın ölüyü gömdürmesi üzerine Kreon ile konuşması.

AKSİYON :
·         İç Aksiyon : Ölen abisi Polyneikes’in cesedinin gömülmemesinin Antigone’ye verdiği acı...
·         Dış Aksiyon : Bu acı doğrultusunda Kreon’a karşı gelerek abisinin cesedini gömmeye çalışması.

DRAMA : Tragedya 

DRAMATİK OLAY : Antigone’nin ölen abisinin cesedini yasağa karşı gelerek gömmek istemesi ve sonucunda gelişen ölümler..

KONU : Antigone, dünya edebiyatında ilk direniş örneği sayılmaktadır. Antigone’yi yargılamadan mahkum eden Kral Kreon, devlet gücünü, birey haklarını hiçe sayarak kullanmaya kalktığında Antigone, yaşamı pahasına, hoşgörüye, sevgiye dayalı bir hukuku ve birey haklarını savunmakta direnir.Antigone, günümüzde hala sürüp giden “İnsan devlet için değil, devlet insan için vardır.” tartışmasına gelen bir yanıttır.

ÖYKÜ :  Thebaili çift Oidipus ve Iokaste’nin dört çocuğu vardır: Eteokles ve Polyneikes,Antigone ve İsmene. Oidipus babası Laios’ katili ve annesinin kocası olduğu gerçeğini öğrenince, Laios ve İokaste kendilerini öldürürler. Taht Polüneikes ve Eteokles’e kalır. Ama Labkadoslar’ın ailesinde ezelden beri hüküm süren lanet çok geçmeden harekete geçer: Taht kavgası sırasında Polüneikes kardeşi tarafından Thebai’den sürülür ve babadan kalan mirası geri alabilmek için Argos’ta büyük bir ordu toplar.
     “Thebai Önünde Yediler” şehre korku salmışken, Kahin Theiresia’nın kehaneti üzerine Kreon’un küçük oğlu Megareus anayurdunu kurtarmak için kendini kurban eder. Tanrıların kimin yanında durduğunu ise Kapaneus’un sonu gösterir: Zeus’un yıldırımları ona tam duvara tırmanmak üzereyken isabet eder. Eteokles ve onun tarafından seçilmiş olan altı komutan Thebai kapılarını kahramanca savunurlar. Her yerde zafer kazanırlar, ama yedinci kapıda düşman kardeşler karşı karşıya gelirler ve çatışmada birbirlerini öldürürler. Oidipus’un lanetli evliliğinden geriye iki çocuk kalır böylece: Antigone ve İsmene. [1]

OLAY DİZİSİ :
1.      Antigonekardeşi Polyneikes’in cesedinin gömülmeyeceğini öğrenir ve kardeşi İsmene’ye yardım edip etmeyeceğini sormak için yanına gider.
2.      Olumsuz cevap alan Antigone bu işi tek başına yapacağını söyler.(Hamartia) [2]
3.      Kreon Thebai halkını toplar ülkenin kralı olduğunu duyurur ve Polyneikes’in cesedini kimsenin gömmeyeceğini, gömen ya da gömmeye çalışan birini görüp de söylemeyen olursa cezasını bulacağını söyler.
4.      Antigone tüm bunların farkında kardeşinin cesedini gömer.
5.      Nöbetçiler tekrar cesedi açar ve Antigone ağıtlar yakarak tekrar gömmeye çalışır. Fakat yakalanır ve Kreon’un önüne getirilir.
6.      Kreon koyduğu kurallara karşı geldiği için Antigone’yi ölümle cezalandıracağını söyler.(Hamartia Kreon)
7.      Kreon sonrasında İsmene’yi çağırır ve suça ortak olup olamdığını sorar. İsmene ortak olduğunu söyler her ne kadar Antigone buna karşı gelse de..
8.      Kreon’un oğlu Haimon Antigone’yi sever ve eğer Antigone ölürse kendisinin de öleceğini söyler babasına.
9.      Kreon İsmene ve Antigone’yi de zindana kapatır. Sonrasında İsmene’yi bir dağa gönderip öldürmekten vazgeçer.
10.  Kör kahin Kreon’un yanına gelir ve kötü şeyler olacağını haber verir. Bu neden le yaptığı işten geri dönmesini öğütler. Kreon, onun sözünü dinler ve Polyneikes’i gömdürür.
11.  Tam bu sırada Kreon Antigone’nin öldüğü haberini alır. Zindanda kendini asmış olan Antigone’yi oğlu Haimon görür. Babasından bir kılıç darbesiyle uzaklaştıktan sonra kılıcını kendine saplar.
12.  Haberi duyan Kreon’un karısı oğlunun acısına dayanamaz ve o da intihar eder.

TEMA :  Sağduyu (aklı selimlik)

KAYNAKLAR
1.      Antigone, Sofokles, Çev. Ayşe Selen
2.      Tiyatroda Yaşam-Oyun İlişkisi, Sevda Şener


ANTİGONE
Oy! Babamın lanetli evliliği!
Öz çocuğuyla, yani babamla birleşen
Anamın uğradığı felaketler!
Bu günahkar evlilikten doğan ben,
Duasız, onursuz,
Gidiyorum onların yanına.
Ardımdan göz yaşı dökülmeden,
Kimse tarafından sevilmeden,
Evliliğin tadını bilmeden
Çıkıyorum kaçınılmaz yolculuğa.
Zavallı benn, bir daha hiç bakamayacağım
Günün kutsal ışığına,
Ve kaderime ağlayan
Tek dostum bile yok.
Ey mezarım, ey gerdek yatağım,
Ey yeraltındaki zindanım! Orada
Kavuşmaya gidiyorum yakınlarımla;
Persefone o kadar çoğunu götürdü ki yer altına.
Şimdi de ben, en sonuncuları, ölüyorum en acı biçimde,
Gençliğime doyamadan hem de.
Ama yine de içimde bir avuntu var: Gelişim
Hoşgelir babama ve hoş gelir sana,
Anneciğim, ve sana, Eteokles.
Çünkü sizler öldüğünüzde, sizleri ellerimle yıkadım,
Süsledim, sunaklar sundum mezarlarınıza.
Ve şimdi, sana da ey Polüneikes
Son görevimi yerine getirdim diye,
Ödüllendiriliyorum işte böyle!
Ama akıllı insanlar, davranışımı yüceltir.
Çünkü eğer ana olabilseydim, evladım için,
Ölen kocam için, asla
İktidara karşı gelmezdim böyle bir davranışla.
Bunu bana söyleten yasa nedir?
Kocam ölecek olsaydı, başka birini bulurdum,
Ondan da bir çocuğum olurdu, birini kaybettiysem eğer.
Ancak Hades’teyse çoktan anayla baba,
İnsanın başka kardeşi olamaz bir daha.
İşte ben bu yasaya göre gömdüm seni
Sevgili kardeşim, ama Kreon
Suçlu saydı beni ve öfkelendi.
Şimdiyse pençesi kavradı beni sürüklüyor,
Ne gerdek yatağı, ne düğün türküsü,
Ne bir koca, ne de bir evlat düştü payıma.
Her türlü sevgiden yoksun, gidiyorum
Canlı canlı mezarıma.
Tanrıların hangi yasasını çiğnemişim ben?
Zavallı ben, tanrılara daha ne kadar yakarayım?
Kimden medet umayım?
Dindar olduğum için suçlu sayıldım!
Tamam, eğer tanrılar bunu uygun buluyorlarsa
Kabul ediyorum: hatamdan dolayı acı çekiyorum.
Ama suçlu beni yargılayanlarsa,

Daha beteri gelmesin onların başına.





The Last of Us 2 - Ellie & Joel's Song Lyrics


https://www.youtube.com/watch?time_continue=255&v=Lt1Od4r0BD0

The Last of Us 2 - Ellie & Joel's Song Lyrics

I am just a poor wayfaring stranger
Traveling truth this world of woe
There is no sickness, no toil, or danger
In the bright land to which I go
I am going there to see my mother
She said she'd meet me when I am come

I am just going over jordan
I am just going over home

I know dark clouds will gather 'round me
I know my way is rough and steep
But beauteous fields lie just before me
Where god' redeemed, their vigils kep
I am going there to see my father
I am going there no more to roam

So, I am just going over jordan
I am just going over home

I'll soon be free from every trail
This body rest in the ol' churchyard
I'l drop this cross of self-denial
And go singing home to god
I'm goin' there to see my savior
I am going there no more to roam

I am just going over jordan
I am just going over home
I am just going over jordan
I am just going over home
I am just going...